Daha yeni lig maçından döndüm, yıllardır gördüğümüzden farklı bir manzara yoktu. Hakemler saklamak ne demek bilmiyor.
Soruyoruz ya cevaplayamıyorlar ya da mesela topu elin içinde tutarken düşmesin diye avuç içini biraz bükeriz ya onu saklamak sanıyorlar, rakibe topu göster diyorlar. Şaka gibi... Saklamayı biraz bilenler kolla saklamanın yasak olduğunu ama omuzla saklamanın kurallara aykırı olmadığını falan sanıyor. Bütün bunlar çok ciddi zayıflıklar.
Ama bir de şu var, diyelim ki hakemler çok iyi biliyor, oyuncunun sakladığını da görüyor, ama çoğu zaman cesaret edip de söyleyemiyor. Çünkü oyuncular bu camiada daha baskın. Çoğu servislerine itiraz edildiğinde olay çıkarıyor. Hakemlerin çoğu da servis saklamak ne demek bilmediğinden, servis saklıyorsun diyen hakem sorunlu problemli hakem oluveriyor. Kimse de çirkef tiplerle uğraşmak istemiyor.
E her lig etabından sonra servis saklayanlardan servis yeyip maç kaybedenler "lan ben salak mıyım" deyip servis saklamaya başlıyorlar.
Ben saklayamıyorum, yasak gelince bıraktık, şimdi istesem de saklayamıyorum. Psikolojim bozuluyor. Kurallara aykırı iş yapıp da rakibin yüzüne pişkin pişkin bakmak da aynı bir sinir sağlamlığı istiyor. Ama rakip özellikle pişkinlik ediyorsa çok sinirim bozuluyor. Sadece servis saklayarak iki gömlek daha iyi oynayanlar var ki zaten camiada hemen biliniyorlar. Hangi şehre hangi ortama gitsem servis saklayan solak var ya desem hemen aynı isimler dökülüyor ağızlardan.
sonuç olarak kuralları bilerek çiğneyenler bu durumdan fayda sağlayıp, kurallara uyanlar zarar görüyorsa orada kurallara çoğu kişi uymaz. Emniyet şeridine girmek, servis saklamak, sırada kaynak yapmak, torpil istemek vs vs bizim kültürümüz olmuş.